9 Temmuz 2014 Çarşamba

divanımdan düşünüyorum

.
.
.
Saçımdaki beyazları kabullenme aşamasındayım, direndikçe çoğalıyorlar sanki!? Panik yapmadan sakin durmak lazım, saç köklerime çenemden yukarı doğru ilerleyen bir sinir gazı bulutu göndermemem lazım ki, daha henüz yeni beyazlamaya başlayıp da "noluya yaaa niye rengim böyle soldu hasta filan mı oldumm" diye şoka uğrayan saç tellerimde "eyvah galiba bu bulaşıcıymış" türünden zincirleme bir oluşum yaratmayayım. Sakin durayım, beyazlarımı seveyim ki, onlarda "yok yeaa bişe yok bişe yok büyüyünce geçer" deyip, azalma hatta yok olma eğilimi göstersin, hiç olmazsa öylece kala kalsınlar... 
.
.
.
Gitmek istiyorum buralardan, Kaş'a, Fethiye'ye, denizlere filan...
.
.
.
Offf... Eklemeddin iki ucu b.klu değnek gibi...

İnsanlar Tayyipten kurtulmak istedikleri için önlerine bir oldu bitti şeklinde alel acele konan bu adaya oy verecekler, ama adamın tayyipten bir farkı yok gibi duruyor tayyibin ılımlısı başka bir model ( erbakanı anımsatıyor bana, abdullah gül gibi konuşuyor mıy mıy mıyyy...) .......................................................................................................................................... diğer yandan adamla ilgili o kadar fazla şey söyleniyor ki... Kafam karıştı...

Diğer bir konu ise; yerel seçimlerde de hırsızın karşısına hırsızı koydular zorla millet istemeye istemeye oy verdi sarıgül'e ben dahil! Sonuç ne oldu CHP oylarına sahip çıkmadı, chp ve mhp milletin birlik olun çağrılarına cevap vermedi, şimdi niye küt diye eklemeddinde birlik oldular! Ya bunlar adamı sinirden çatlatırlar! Chp ve Mhp nin şu siyasetine öylesine gıccıkk oluyorum ki anlatamam.. Netice değişmedi ve zaten değişmeyecekti de...Hırsızlar bu sefer dünyanın gözü önünde oyları çaldılar..Sarıgülün bir hesabı vardı ki çıt çıkarmadı bu duruma..Bir kaç laf gevelemeden öte bir şey yoktu. ( CHP iktidar olmak isteseydi bugüne kadar olurdu, halk oylarına sahip çıkıyor ancak Ankara'da gösterilen oylara sahip çıkma azim ve kararlığını İstanbul adaylarında göremedik, muhalefete sahip çıkan halk oldu. Gölgesi kendisinden büyük insanlar sadece AKP içinde mi yuvalanmış....)

Sürekli eşek yerine koyuluyoruz. Hadi eklemeddine verelim oylarımızı tamam, biz tayyibi ters yüz etme davası savaşı güdüyoruz da eklemeddini aday gösterenler bu davayı sahiplenmiyorlar ki! Herşey çok sahte, çok iyi hazırlanılmış, söylemler, ifadeler... Eklemeddin niye böyle apar topar aday oldu, niye chp vekillerinin bile haberi yokken! Ben oyumun bir değer kazanacağına zaten inanmıyorum. Açıkcası oy kullanıp kullanmamakla sonuç değişmeyecek.. Ben artık mecliste var olan siyasetin halk için bir sonuç getireceğine inanmıyorum. 
.
.
.
( ÖNEMLİ : http://www.milliiradebirligi.org/#!ekmel-bey-badan-obama-ve-upshaw/cnvp )

.
Sahur menüsü; Hannibal Lecter 2.sezon finali... Kıyım kıyım oldum !!(+%&?:/  Hannibal'ı Dexter'ın masasına yatırmak lazım.    
.
.
.
Önüm arkam sağım solum TALAN! Türkiye talan ediliyor, hırsızlar sokaklara din soslu iftar sofralarında  yalanlar ikram ediyor, millette yiyor...
.
.
.
Sevgili Evren; her yerde dut ve kara yemiş ağaçlarının olduğu bir yere düşmek istiyorum... Ah o güzelim karayemişler, beşiktaşın parklarında şimdi nasıl sahipsiz, güzel güzel, dallarında salınıveriyorlardır...
.
.
.


"Siz sevemezsiniz adaşım, siz şehirlerde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar; siz, birisine itaat eden ve birisine emredenler; siz, birisinden korkan ve birisini tehdit edenler... Siz sevemezsiniz. Sevmeyi yalnız bizler biliriz... Bizler: Batı rüzgarı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingene'ler." Değirmen - Sabahattin Ali





.

25 Mayıs 2014 Pazar

saf

.
.
.
Tam büyümüşüm gibi hissederken bir şey oluyor, öyle saçma sapan bir saflıkla davranıyorum ki, kendime şaşırıyorum,  nasıl bu kadar kolay aldanıyorum, güveniyorum, zaman kaybediyorum, inanıyorum...

Öyle sanıyorum, öyle değil mi?

.
.
.

16 Mart 2014 Pazar

taslak


....

... Benim için yazar mısın dedi. Yazamam, düşünmelerim henüz bitmediler.  Yazabilirsem şayet bir taslaktan öteye gidemez. Öyle dolu. öyle taşkın. öyle yersiz yurtsuzlar ki düşüncelerim. beyaz bir zemin üzerine üşüşen harfler kümesine sığamayacak kadar. Çok güzel düşünebiliyorum, harflerin düşünmelerimi biçimsiz kılmasından korkuyorum. Biliyorum, çocukça. Çocuğum ben... Ahh o orta birinci sınıfımıza bir dönemliğine gelen kıvırcık saçlı. mavi gözlü. gamzeli Elif'in güzel yazışına hayran kalıp, ilk defa içimde beni yazmaya iten o harlı ateşi hissettiğim gün ki gibi çocuğum ben. Yazmayı düşünüyorum hep. Sadece düşünsek ya.

....




Kendilerine okudukları kitaplardan cümleler saklıyorlar, kıskanıyorum. Aklımda hiçbir kitaba dair özgün bir cümle yok. Ben yalnız hikayenin duygusunu hatırlayabilirim. Garip değil mi? Sanki aptal mışım gibi... Kayıt kısmı yok işte bende. Bakarak yazabilirim ama.

İlkokul birinci sınıftayken öğretmenim " kim a'dan z"ye kadar alfabeyi sayabilir" dedi. En önce heyecanla parmağını kaldıranlardan biriydim. İşte marifetimi göstermek için güzel bir fırsat çıkmıştı. "Ben ben ben...." Öğretmen beni seçti. Ayağa kalkıp yirmidokuz harfi aralarında hiç boşluk vermeden, bir nefeste söylemeye başladım, tıpkı bir çocuğun hızla koşması gibi abcçdefghıijklmn.... " Naapıyorsun senn!" diye çınladı öğretmen büyük harflerle!. "Çabukk otur yerine! Terbiyesizzz..."  diye azarlayarak susturdu beni. Şaşırmıştım. Dünyada hiç kimse harfleri benim kadar hızlı okuyamazdı ve ben bunu öğretmenime göstermek istemiştim. Aferin bekliyordum. Teneffüs olunca arkadaşlarım heyecanla yanıma gelip, " vauvvvv bu kadar hızlı saymayı nasıl başarıyorsuuun " diyerek hayranlıklarını gizleyemeden sordular. Marifetimi yanlış kişiye göstermişim.

Konuşkan bir çocuktum, çok zor sustum ben. Düşünüyorum.



27 Şubat 2014 Perşembe

neptün


...

Öldükten sonra başka bi gezegende oraya uygun bir yaşam biçiminde var olsaydık... o gezegen senin bu gezegen benim gezerdik vallihi .. Belki de gerçekten öyle olmuştur. Neyse ki içinde deniz olan bir gezegene düştüm... Denizi olmayan bir gezegen mi ?! Aslaaaa...........

                                                                        Neptün müziği



10 Ocak 2014 Cuma

hayat bu kadar zor mu?


.
.
.

Korktuğumuz şeyleri kabullendiğimizde, yaşamaya razı olduğumuzda korkularımızı alt etmiş oluyoruz, hayat böyle basittir, başına bir çok iyi şey ve hoşlanmadığın şey gelir ama sen yaşamaya devam edersin, seni mutlu eden yaşadıkların değil yaşadıklarına nasıl bir anlam yüklediğindir....
.

.

.

.

.


Bana hayatını özetle deseler, bu cümle ile bunu tam anlamıyla ifade ediyor diyebilirim. Otuzüç yılda anladığım budur... Bu da benim hayatım.

.

.

.










19 Kasım 2013 Salı

14 Kasım 2013 Perşembe

Descartes





...

Orada bir köpek mi var yoksa bir insan mı ?
Orada duran bir şey var mı?
Bundan emin olamam. Rüya ya da hayal görüyor olabilirim.
Ya da muzip bir şeytan benimle oyun oynuyor olabilir.

hımmm...

...

















10 Kasım 2013 Pazar

6 Kasım 2013 Çarşamba

plates öncesi


.
.

İçimde yazılar birikiyor, birikiyoor, birikiyooor...
Epey bir vakittir, nerden başlasam, nasıl anlatsam, sıkmadan, baymadan içimdekileri nasıl özetlesem diye düşünüyorum. Bir iki cümle kondurup kaçıyorum. Okuyucu olmanın dayanılmaz cazibesinden kurtulamıyorum ne mutlu bana ki. Şu kısıtlı blog çevremde zevkle takip etiğim bir bloggerın duygusu güzel bu yazısı ittiriverdi parmaklarımın ucundan beni...

Tım tım tımmm

Bağıra çağıra şarkı söylemek hissiyle dolduğum, güneşli bir kasım çarşambası... Yazdan bir gün çalmış zamanın suçuna ortaklık etmek için çıkıp yürüyüşe gitmenin, camları sonuna kadar açıp üşümeden tık tık tık yapmanın keyfini çıkarıyorum. Böyle bir günün müziği nasıl olmalı, hangi müzik anlatır bu ruh halimi...Araştırıyorum... Peki bu nasıl?  Gittikçe yükselen bir ritim.

İçinde gezindiğim bu zamanların bambaşka bir ruhu var. Yasakların daha özenle hatırlamamıza neden olduğu milli ve toplumsal değerlerimizi yeniden ön sıralara taşıyoruz... Eskiden olsa daha da öfkeli olurdum... Başka duyguları öğreniyorum, ne kadar kırılsamda, kızsamda herşeyin altında yatan bir 'neden?' sorusu bu duygularımın önüne geçiyor. Ben anlamak istiyorum. Neden yasak, neden günah, neden kızgın.. Bölen ayrıştıran neden ne? Bu öfkenin bir parçası olmak hiç de işime gelmiyor doğrusu.

Küçücük bir yeşil alan buldum. sakin bir yer, etrafta pek insan yok, kimseye toslamadan, istediğim kadar aynı patikada turlayabilirim. Birden etrafta bir sürü ağaç olduğunu farkettim. Ah dedim, çok özür dilerim, daha önce sizleri bu kadar gerçekçi farketmemiştim. Oysa siz hep buradasınız ama ben sizi daha yeni görüyorum... Daha önce öylece yanınızdan geçip gittiğimde ne çok şey kaçırmışım. Ağacın varlığını daha iyi hissetmek için kalın gövdeli bir tanesinine yaslanıp öylece biraz etrafı dinledim... Bunu tekrarlayacağım.

Ağaçlarla dolu bir yerde yaşamalıyım. Burada ne işim var benim!







.




24 Ekim 2013 Perşembe

ben şuu

.
.
.
Rüyamda sevdiğim adam bana; "şuu" diye sesleniyor. O ne demek diyorum, "sen şuu'sun..." diyor bana hınzır hınzır bakarak. Yani çok şuhsun" diyor... Bilemiyorum...
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.