Çocukken arkadaşımla mahallemizin parkında bulunan küçük yeşillik içinde uzun bir dört yapraklı yonca arayışımızın sonunda tam vazgeçmişken son anda bir tane bulmuştum. Arkadaşım bulamadığı için çok üzülmüştü ben de bulabildiğime inanamıyordum. Yoncayı günlüğümün arasına koydum ama sonra nasıl olduysa ne yazık ki oradan kaydoldu. Yıllar sonra çok şanssız olduğumu düşündüğüm yakın bir dönemde unutup gittiğim bu güzel anım aklıma geldi. Ondan sonra her şanssız olduğumu düşündüğüm anda bu anımı aklıma getirmeye karar verdim. Hatta dahası çok şanslı olduğumu biliyorum o dört yapraklı yoncayı tekrar bulacam demiştim kendime. Eğer onu bulursam çok istediğim dileğim gerçek olacak diye totem yaptım. Bugün çok sevdiğim güzel bir yürekle görüşmeye giderken değişen planlar beni Tophane'ye götürdü. İyi ki öyle oldu. Bu minik yonca beni buldu, ayağımın ucunda beliriverdi. Ben gerçekten çok şanslıyım. Dünyada hayatı boyunca iki kere dört yapraklı yonca bulabilen kaç kişi vardır ki... Ben buldum. Teşekkürler.
Oraya buraya yazdığımız cümleler bizim için anlam ifade ediyorsa kaybetmemek gerek.
Çocukken pilli oyuncak bir savaş tankım vardı. (Tam kız çocuğuna göre bir oyuncak!...) Tankın önündeki ekranda savaş uçaklarının görüntüleri ve silah bomba sesleri dönüp duruyordu. Bana ilginç gelirdi. O zamanlar 7-8 yaşlarında mahallemde ki çocukları örgütler aşağı mahallede ki çocuklardan intikamımızı almaya giderdik! İşte bir daha bizim mahallemizde oynamayın tehditleri, göz korkutma, gövde gösterisi, tekme atma vs