yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2012 Pazartesi

Büyükanneler hakkında


"Bugün dünyada en iyi iletişim yolu nedir? Televizyon? Hayır. Telgraf? Hayır. Telefon? Hayır? Bir kadına anlatın..."

Sosyal paylaşım ortamlarında karşılaşabileceğiniz türden bir kısa sunumu buraya aktarmak istiyorum. Çünkü hikayesi her yerde karşılaşabileceğiniz türden değil. Hepimizin hayata, başarılı olmaya, sevmeye, değer vermeye ait edindiğimiz tonlarca güzel tecrübe var ve hepimiz herşeyi ne kadar da iyi biliyoruz. Evet bu doğru.
Ama unuttuğumuz bir şey var, insan unutur. Doğamız böyle, yoksa yaşamımızda yeni heyecanlara sahip olamazdık, bu iyi bir şey. Fakat bazı şeyleri düzenli olarak kendimize hatırlatmamız gerekiyor. Bir gün bu videoda anlatıldığı gibi muhteşem bir tecrübeye sahip olmayı diliyorum.

Bu video büyükanneler hakkında.

" Önce sizi umursamazlar
Sonra size gülerler
Sonra savaş açarlar
Sonra siz kazanırsınız..."   Mahatma Gandhi

Bir yalınayaklar hareketinden öğrenilenler. (TED'e ve bu vidyoyu hazırlayanlara teşekkürler)






2 Nisan 2012 Pazartesi

dutlu kurbağalı tuzlu sulu yazı










dutu dalından yemeyi severim
çalıntı bir yaz günüydü
en son yediğim dutları
tuzlu eller tutuşturuvermişlerdi
dudaklarımın ucuna
henüz tam olmamışlardı ama
yediğim en güzel dutlardı
hâlâ
üzerine başka bir dut yemek istemem

                         &











Öptüğüm bütün adamlar kurbağaya dönüştüler.

                         &

Uzaktan Sinderalla gibiyim
Yaklaşınca bulaşıkçı kadına dönüşüyorum
Uzaktan sevmeyi seviyorum

                         &

İçinden deniz geçen adamı görürsen O'na de ki
Bir daha görüşemeyeceğiz mâdem
Bâri bir tutam tuz göndersin
Salatalarım için


7 Mart 2012 Çarşamba

KUYMAK



Kuymak; diğer bir deyişle muhlama. Söyleyişler yerine göre muğlama, mıhlama diye değişebiliyor. Temelde hepsi aynı şey; mısır unu, bol tereyağ ve peynir ile yapılan muhteşem karadeniz yemeği. Ben nasıl yapıldığını çok iyi bilmem ama bizim ailede çok meşhur ve sevilen bir yemektir. Vakti zamanında teyzelerimi Trabzon'a, Rize'ye gelin verdikleri için ne mutlu bana ki bolca yeme şansına sahip oldum. Bu tadı çok iyi bilenler bilirler ki "o başka bişedur" :)

Geçtiğimiz aylarda, Taksim'de çok zaman önce 'Karadeniz Yemekleri' yazısı görüp zihnime not ettiğim bir mekâna gitme fırsatım oldu. Araştırmak isteyenler için adı "klemuri"
Bugüne kadar yemek yediğim yerleri hep hislerimle bulduğum için ve daha önce bu mekanın adını bilmediğimden internetten araştırmamıştım, gitmeden önce klemuri hakkında hiç bir fikrim yoktu açıkçası ama benim için menüde kuymak olması yeterliydi. Sonrasında internetten gördüğüm kadarıyla farklı ve güzel seçenekleri varmış. Biz kuymak ve onun yanında olmazsa olmazlardan mısır ekmeği siparişi verdik. Gerçekten kuymağın hakkını verdiler. Mısır ekmeği için bana kalırsa biraz daha çalışmaları gerekiyor. Kuru ve tadı tam kıvamında değildi. Belki yoğurdu ve yağı biraz artırılabilir. Mısır ekmeği serviste sıcak gelseydi, üstünde hafif dumanlar tütseydi tam olurdu. Mekan çok sıcak ve samimi bir ruha sahip, orada oturup keyifle çayımı kahvemi içip dergimi karıştırabilirim. Kitap ayıracı koleksiyonum içinde orada bulunan güzel renkli ayraçlardan bir kaç tane aldım :) kitap ayraçlarını gördüm mü dayanamıyorummm...

Diğer yemeklerini denemek için tekrar gideceğim. Eğer kuymağın tadına bakmak isterseniz, haydin cidelum uşaklar.